Propolis

Her bir damlası mucize

Tüm dünyada sahtesinden geçilmeyen belki de ilk beş üründen biri propolis. Kısa bir süre öncesine kadar da zaten pek bilinmiyordu. Arıların kişisel alanları ve ballarını mikrop, virüs ve bakterilerden arındırmak için kullandıkları bir madde. Türkiye’nin hatta belki de dünyanın en saf ve kullanımı kolay “propolis” maddesini içilebilir hale getiren bir iş kadını ile tanışacaksınız bu yazıda. Yarattığı Bee’o markasıyla bu yıl Amerika’dan Gıdanın Oskarları olarak bilinen “Gurme Özel Ürünler İnovasyon Ödüllleri” yarışmasından birincilikle döndüler. Kocaman bir hayalken gerçeğe dönüşen değdiği herkese de şifasını veren müthiş bir başarı hikayesi bu. 

beeo propolis

Arılara hayranlığım var. Ekosistemin devamı için, yaşam için olmazsa olmazlardan arı. Mercan kayalıkları ve atmosfer kadar bu döngüde önemli bir işlevi var arıların. Arı yoksa hayat gerçekten yok. Bunu sık sık hatırlatıyorum size çünkü şakası yok. Aslı Elif Tanuğur ve Zootekniker eşi Taylan Samancı’nın yaptıkları işler ise direk arılarla ilgili. Aslı hanımla uzun zaman önce tanışmıştık, sonrasında beş-altı sene hiç bir yerde denk gelmedik, görüşmedik. Ta ki propolis konusunu duyana kadar. Tanuğur, işinden ayrılmış, anne olmuş ve girişimci ruhuyla çocuğu için elde ettiği propolisi Bee’o isminde bir markayla üretmeye başlamış. Yetmemiş çocukların en sevdiği bol rafine şekerli fındık kremasına alternatif propolis ve ballı antep fıstığı ve kakaolu fındık kreması üretmişler. Benim gibi rafine şekeri eve sokmayanlar için müthiş bir ürün. Atıştırmalık ama şifalısından. Ciddi bir işe kalkışmış, ciddiyetle ele almış ve ciddi bir marka ortaya çıkarmışlar. Bee’o markasının propolisi saf ve hiç bir propolisle kabili mukayese değil. Bunu duygusal olarak söylemiyorum. Ortada analiz var, raporlar var.

Kendisine bu sefer işin içinde arılar da var mı diye sordum. Çünkü daha önce steril ortamlarda çalıştığını görmüştüm. Evet var hem de İstanbul’dalar dedi. Çok heyecanladım… Gittim, gördüm ve arı vızıltıları içinde nedir şu propolis konuştuk.

İTÜ’nün içindeki AR-GE ve ürün geliştirme laboratuarlarından tutun da arı kovanlarına kadar her bir şeye burnumu soktum. Kovanlara bir karış mesafeden fotoğraf çekerken Aslı hanım “Nasıl bu kadar korkusuzsunuz, sokabilirler” dediğinde de aklıma küçükken yediğim arı iğneleri geldi. Hakikaten acayip can acıtır gayet gayet bilirim. Çocukluğunda benim kadar arı sokmasına maruz kalmış biri olmamıştır. Bir arı varsa muhakkak beni bulurdu. Ve hiç ikiletmeden sokardı. Çocukken böyledi sonra arılarla sulh yaptık gibi, beni severler.

AÜ- Nedir bu arı tutkusu?

AET- Arılara aşığım, muhteşem bir ekip çalışması ve yaptıkları olağanüstü işler var ortada. Arı sütü, bal, propolis…

AÜ- Yani suyundan, sütünden faydalanıyorsunuz?

AET-Yo öyle düşünmüyorum çünkü arıları seviyorum ve onlara yük olabilecek bir sistem içinde değiliz. Onların ihtiyacı olanı almıyoruz, üremeleri ve yaşamaları için elimizden geleni yapıyoruz ve bu konuda çok dikkatliyiz.

AÜ-Propolis nedir tam olarak?

AET-Güçlü ve doğal bir antioksidan ve antimikrobiyal. Bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları çok güçlü bir madde ve içinde hiç şeker yani bal yok. Arılar tarafından, kovandaki mikropları yok etmek ve kovanın sterilizasyonu için kullanılır. Propolis kovanda hangi görevi görüyorsa, -doğru işlendiği takdirde- insan vücudunda da aynı etkileri gösterir. Virüs ve bakterileri yok ederek vücudun hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur. Arılar bu sıvıyı kovanlarına hastalık gelmesin diye sıvar. Biz fazlasını alıp yapısını bozmadan belli işlemlerden geçirip sıvı haline getiriyoruz. Propolis kovandan çıktığı ham haliyle tüketilebilir özellikte değildir. Kovanda balmumu ile karışık halde, oldukça serttir. Bu haliyle vücudumuz propolisi yalnızca %2 oranında sindirebiliyor. Dolayısıyla propolisin biyoyararlılığını arttırmak ve insan tüketimine uygun hale getirmek gerekiyor. Uygun koşullarda işlenmediği takdirde propolisin biyolojik aktivitesi ve sağlık etkilerinden bahsetmek söz konusu değildir.

Aslı Propolis

AÜ-Yani tüm propolisler güvenilir olmayabilir bunu mu kast ettiniz?

AET-Evet. Kesinlikle bu doğru. Hatta laboratuvar koşullarında yetkin kişiler yapmıyorsa  zararlı hale bile gelebilir. Biz İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent’te gerçekleştirdiğimiz 2 yılık Ar-Ge projesiyle propolisi insan tüketimine uygun hale getirdik. Şu anda Bee’o propolis piyasadaki en yakın benzer üründen en az 5 kat daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip…

AÜ-Sizin kovanlar tüm bu üretim için yeterli değildir tahminim

AET-Buradaki kovanlar ürün geliştirme ve bazı testler için kullandığımız malzeme için gerekli. Asıl hammaddeyi arıcılardan alıyoruz. Türkiye’de ilk defa başlattığımız “Sözleşmeli Arıcılık” modeliyle kovandan sofraya izlenebilir üretimi mümkün kılıyoruz. Sözleşmeli arıcılık yöntemi sayesinde, kovandan itibaren doğru arıcılık uygulamalarının takibi ve yönlendirilmesi mümkün oluyor.

AÜ-Sizi fark edenler de yok değil, emeğiniz karşılık buluyor mu?

AET-Maddi olarak değil çünkü rekabet ettiğimiz propolislerle aramızda kalite farkı çok ama fiyat farkı az. Onlar ucuza mal ediyor bizse gerekeni en iyi şekilde yapıyoruz. Biz maddi ve manevi olarak çok emek veriyoruz. Diğer taraftan dört yıl içerisinde 6 farklı ödüle layık görüldük ki bu hem bana ve hem de başta iş ve hayat ortağım olan eşim ve tüm ekibimize moral veriyor. Demek ki iyi iş fark ediliyor ve biz doğru yoldayız.

AÜ-Tüketici gerçek propolisi ayırt edebilir mi?

AET-Gerçek propolisi analiz yapmadan ayırt etmek mümkün değil. Ben 2010 yılında oğlumun rahatsızlığı için propolis ve arı sütünü araştırdığımda bu ürünlerin ülkemize çoğunlukla Çin’den ithal edildiğini öğrendim. Çin’den gelen ürünlerde katkı kalıntı sorunları mevcut, saf değiller. O dönemde oğluma vermeden önce ürünleri alıp kendi laboratuvarımda da analiz ettim. Çin propolislerine ağaçların yaprak, sap ve tomurcuklarının toz haline getirilerek katılmış olduğunu gördüm. Ayrıca, maltodekstrin, silikon dioksit, çeşitli boyar maddeler gibi dolgu ve katkı maddeleri ile propolisi çoğaltabiliyorlar. Bunlar alerjik etki yapabiliyor. Maalesef ürün etiketleri doğru değil ve gerçek içeriği beyan edilmiyor. Bu anlamda tüketici aldatılıyor.

AÜ- Tüketicinin sahte propolis kullanmaması için yapılabilecek hiç bir şey yok mu?

Propolis bazı ülkelerde ilaç statüsünde bazı ülkelerde de gıda takviyesi olarak satılıyor. Ülkemizde de dünyada da maalesef propolisin kodeksi ve kontrol mekanizması henüz oluşmuş değil, yani yasal standardı maalesef bulunmuyor. Dolayısıyla denetim ve kontrol de etkin bir şekilde yapılamıyor. Bu nedenle tüm dünyada piyasada çok sayıda sahte ve katkılı ürünler var. Biz elimizdeki verileri ilgili bakanlıklarımıza da sunarak kodeks çalışmalarına katkıda bulunuyoruz. Yakın zamanda ülkemizde bir kodeks oluşturulması için çalışmalar yürütülüyor. Tabi ki tüketicinin de bilinçli olması çok önemli bu noktada.

Aydan-Aslı propolis